Feeds:
Yazılar
Yorumlar

‘maç analizi’ Kategorisi için Arşiv

salih

Plzen ilk maçından önce kadroyu gördüğümde eyvah demiştim.. Nedeni ise iyi organize olan, rakibe iyi baskı yapabilen bir takıma karşı Mehmet Topal ve Selçuk Şahin ikilisi ile maça çıkmanın sorunlarını düşünmüştüm.. Buraya baskı iyi gelirse hem çabukluk yönünden, hem direk başarılı pas ve orta sahada mesafe alabilme yönünden sıkıntılı iki oyuncu birden olunca dağılacağımız çok netti.. Gelmediler, beklediler.. Aman dedim.. İyi ki öyle oldu..

Maçın geneline baktığımızda ilk maçta rakip bize aşırı saygı duydu.. Üstümüze az biraz baskı yaptıklarında Yobo’nun özellikle geri paslarını, Volkan’ın saçma bir pası sonrası olanları hatırlıyoruz.. Bunu birkaç defa yaptılar ama genelde sahalarında kaldılar.. Biz de bu oyunu seven bir takımız.. İyi geçti, üstüne golü de yaptık.. İlk maç bu anlamda bizim açımızdan gayet iyi sonuçlandı..

Benim yukarıda izah etmek istediğim durumu ya biz iyi yorumlamadık, ya da farkedemedik teknik ekip olarak.. Bu sebeple ikinci maça da neredeyse aynı çıktık.. Bu sefer durum farklıydı.. Öncelikle asıl sol bekleri cezasından kurtuldu.. Bu durumda ilk maçta sol bek olarak oynattıkları Reznik yerine, sağ önde oynayan ama o maç sağ bek başlayan Rajtoral’da yerine gitti.. Kendi normal takımlarına döndüler.. Bunun dışında artık skor bulmaları gerektiğinde ilk maçtaki gibi oyunu geride kabul etmeyecekleri, baskı geleceği çok açıktı.. Yaptılar da..

Kötü başladık.. Aksi de imkansızdı zaten, Topal ve Selçuk oradan topu taşıyacak, ileri direkt kaliteli çıkacak isimler değiller.. İlk maçta lehimize olan durum kaybolmuştu.. Ben devre sonuna kadar aksilik olmasın, devrede de Selçuk yerine Salih hamlesi yapılsın diye twitter da yazmıştım ki Mehmet Topal sakatlandı.. Aslında çıkmaması gereken isimdi ama mecburen çıktı zira o ana kadar takımın en iyi ismiydi diyebilirim.. Salih girdi ve girer girmez oyun değişti.. Bir kere top ayağımıza geldiğinde daha iyi olduk zira Salih hem pas kalitesi, hem oyun görüşü ve hem de sürekli hareketli olup rakibe baskı yaparak top bizde iken de top alarak bu baskıyı kırmamızı sağladı.. İşte bir oyuncu oyunu bu kadar değiştirebiliyor..

Gol işin kreması oldu.. Hele ki Salih’ten, hele bir de önde baskı ile gelmesi beni çok keyiflendirdi.. İkinci yarı da iyi başladı adımıza.. Fakat daha sonra kötü bir gününde olan Sow yorgunluk emareleri göstermeye başladı.. Önde topları alamıyordu maalesef.. Normal karşılıyorum, insan evladı bu.. Üst üste maçlar yordu.. Bunun üstüne bir de Cristian çok silik bir oyunda olunca önde basamadık, topu muhafaza edemedik.. Zaten iyi organize olan bir takım var karşında, sıkıntı başladı.. Burada aslında yapılması gereken Sow’u çıkartıp Kuyt’ı forvet merkezine alarak orada kuvvetli ve top alan birine sahip olmak, bunun yanında rakibin bıraktığı boş alanı iyi değerlendirebilecek Krasic’i oyuna almak olurdu.. İkincisi ise Cristian yerine fizik gücü ile hem baskı yapacak, hem topa ayağında yine tutabilecek diri bir Mehmet Topuz’u oraya koymak olurdu.. Maalesef hiçbiri yapılmadı.. Dakika 60′lardan sonra büyük baskı yedik.. Aykut Hoca ancak oyunun sonuna doğru hamle yaptı ancak artık psikolojik olarak gömülmemizi sağlayacak rakibin baskısı çoktan olmuştu..

Sonuçta maçı öyle ya da böyle istediğimiz şekilde bitirdik.. Şimdi bana o gol kaçtı, bu gol kaçtı, o olsa bu olsa denilebilir.. Doğrudur ancak olmadı.. 60′tan sonra artık o baskı gelmeye başlayınca hamle gelmeliydi.. En geç 70-75 olmalıydı zira olumlu giden hiçbirşey kalmamıştı neredeyse.. Bunları iyi görüp iyi tahlil etmeli teknik ekibimiz.. Ben maçtan önce de maç anında da bunları yazmış olmam nedeni ile yazıyorum zira açık olarak gördüm.. Bunun görülmesi lazım.. Görmek sadece de yetmez, anlık yorumlanıp hamle yapılması lazım.. Dün bir bayağı kızdım, bayağı bir rahatsız oldum.. İlk örnek değil, inşallah artık son örnek olur.. Eğer baskı yiyorsanız bunu yok etmenin tek ama tek yolu önde top tutmaktır.. Bunu yapmak için de önde kuvvetli ve agresif, sonra bunu yapabilecek oyuncuya ihtiyacınız var merkezde..

Diğer bir husus ise Volkan.. Ne yediği golde, ne direkten dönen topta yatamıyor.. Yatamıyor zira hantal.. O sakatlıktan sonra tam kapasite ile çalışamıyor.. Bunu anlayabilirim ancak ameliyat olmaması çok yanlıştı.. Artık zararlı bir hal alıyor.. Büyük sıkıntı.. Hoca kesmiyor, kendi artık mı söyler falan bilemiyorum bu iş böyle zor gider.. Çok yazık Volkan’ı bu halde görmek.. Hem üzülüyorum hem de fedakarlık diye düşünülen şeyin nasıl görülmediğini anlayamıyorum.. Kilo fazlası var, hantal.. Özgüveni de yok.. Nerede eski Volkan..

Bu sıkıntılar açık ve net sıkıntılar.. Sahadaki çok basit hatırlayacağınız durumları izah etmeye çalıştım.. Bunlara karşı ilerideki maçlarda yaşanabilecek örneklere karşı arada hatırlatabileceğim bir yazı oldu.. İnşallah iyi anlatabilmişimdir..

Yorumlarınızı bekliyorum, görüşmek üzere..

Read Full Post »

1

Kasımpaşa maçından önce kadroyu gördüğümde aslında ideale yakın görmüştüm.. Hem diziliş, hem oyuncu tercihi açısından herşey çok mantıklı, herşey yerli yerinde gözüküyordu.. Oyun olarak forse edileceğini kesin düşünüp bunu paylaşmıştım ancak öyle bir gol geldi ki penaltıdan maçın seyri değişti..

Golden sonra sahaya iyi yayılan, sekenleri iyi toplayan ve oyuna sokan Fenerbahçe vardı.. Agresifliği yerinde, saha dağılımı ve yerleşimi muazzamdı.. Buna rağmen rakip iyi dayandı ve ön tarafta üretici olamadı takım.. Bunun sebeplerini irdelersek aslında doğruyu daha iyi görürüz diye düşünüyorum..

Özellikle sağ kenarıda Gökhan ve Kuyt müthiş işler yaptılar.. Defalarca top getirildi ve içeri çok top kesildi ancak Webo çok yalnız kaldı.. Bunun iki nedeni var.. Biri Stoch’un hiç içeri girmemesi.. Ben anlayamıyorum bu çocuğu.. Tam istediğin oyun, tam istediğin düzen.. Yerinde oynuyorsun.. Gireceksin.. Nasıl ki ters kanattan top gelince Kuyt forveti ikiliyor, ortaya giriyor ve her türlü aksiyona giriyor ise sen de ters kanadından gelince gireceksin.. Sert değil, agresif ve arzulu değil.. Bütün işi burada belki defalarca anlattığım gibi topu kenarıda dipte alıp içeri dönerek şut atmak.. Hoca kanatları değiştirdi bir ara.. Kuyt sola geçti ama aynı durum orada da yaşandı.. Yapmıyor ve nedenini de artık çözemiyorum..

Diğer bir etken ise orta saha.. Yerleşimde Topal ve Emre göbekte ikili, Raul ise biraz daha önce kırık oynadı.. Burada aslında yanlış görüyorum ve bu öne etkili oluyor.. Buna göre Emre daha öne atlamalıydı.. Topal tek kalıp rakip ceza alanına daha yakın olunmalıydı.. Zaten Stoch’tan yana etkiyi kaybettiğin dönem bir de bu yaşanınca kendi ilk bölgesinde iyi direnen, diri ve moralli Kasımpaşa pozisyon vermedi.. Rakip sahaya müthiş baskı oldu ancak bir türlü sonuca gidecek iş olmadı..

Aslında orta sahada bu oyun tarzı Topal’ı da bozuyor.. Eğer böyle oynanacak ise Topal’ı koymanın mantığı yok.. Cristian’ı dinlendirdi hoca, anlıyorum ancak bu oyun tarzı ile zor.. Bunu düzeltmek lazım diye düşünüyorum.. Bu şekilde ofansif defansif ritm ve yaratıcılık, verim artacak diye düşünüyorum..

İkinci yarı ise Sow oyuna girdikten sonra işler değişti.. Stoch’un yapmadığı ve yapması gereken ne kadar iş varsa yaptı.. Rakip zaten çıkmaya meyilli olmadığı için bu sefer önündeki alanı boşaltan ve doğru oynayan Sow’u görünce de Hasan Ali bu sefer oyuna girmeye başladı.. Taşlar yerine oturunca tehlikeler gelmeye başladı.. Sow’un içeri girmesi Webo’ya da yaradı.. Üst üste kenar ortalarına bu sefer rakip sadece Webo’ya odaklanamadığı için toplara vurmaya başladı.. Maçı düşününce zaten bunların ne demek olduğunu çok daha rahat anlayacağınızı düşünüyorum..

Cristian’ın girmesi oyun anlamında kapanan rakibe karşı ekstra bir katkı oldu ancak kesinlikle büyük pay Sow’a aitti..

Ben açıkçası artık her seferinde Stoch olayından böyle bahsetmekten sıkıldım.. Belki itici de olmuş olabilirim zira kendim de rahatsız oluyorum.. Ben artık görmek istemiyorum açık olarak.. Bence Beykan orada çok daha verimli olur.. Recep dahi oynasa bence daha iyi, en azından kendi oyuncum.. Pısırık oyuncuya karşı tahammül sınırım çok azdır.. Birşey yaparsın, çaba gösterirsin ancak yapamazsın başımla beraber ancak bu yok.. Yok hani, emare de yok.. Bu kadar şans Beykan, Recep ve türlü aksiyon içinde Krasic’e verilmeli diye düşünüyorum..

Diğer bir konu ise defansın ortası.. Yobo bana göre çok kötü.. Bir kere eski esnekliğini kaybetti.. Pozisyon hataları yapıyor, geri paslarda falan birkaç pozisyon var kendine güvenmiyor.. Bekir burada hataları ve doğruları ile bence çok daha iyi seçim.. Egemen ile de bence çok iyi ikili görüntüsü verdiler.. Doğru gelmiyor bana hem adalet açısından, hem performans açısından.. Fizik açıdan da kötü Yobo.. Eski hali ile maalesef alakası yok.. Bu hususta fikirlerinizi merak ediyorum açıkçası..

Skor son anda geldi.. Webo’yu çekiyor Yalçın.. Webo kolay bıraktı diyen var, olabilir.. Çekmeyecek kardeşim.. Saçma bir iş yaptı.. Yaparsan keserler cezayı.. Seyirci de mükemmeldi.. Her iki açıdan bakarsan sıkıntılı bir maç yöneten hakem de bu baskı altında bu net pozisyonu vermekten başka birşey yapamazdı.. Bu çok açık.. Bugün oynanana Galatasaray Ordu maçında da Galatasaray seyircisi aynı baskıyı uyguladı hakeme.. Bazı fauller falan daha esnek geçildi.. İç saha avantajı budur..

Skor gelmese dahi takımı yukarıda yazdığım sıkıntılar haricinde beğendiğimi belirtecektim.. Maç anında yorumlarımda bunu çokça ifade ettim zaten.. Bu arzu istek, bu doğru oyun geldikçe sonuç büyük ihtimal ile alınacaktır..

Bu çizgide, bu arzuda devam edip maç kazanarak rakibin kaybetmesini bekleyeceğiz.. Maç maç bakarak gidilecek, başka çare yok.. Haftaya Beşiktaş maçına dair yazım olacak.. Arada birşey olmadığı takdirde yazı ile görüşmek üzere..

Saygılarımla..

Read Full Post »

1

Galatasaray’ın son Akhisar galibiyeti ile maç fazlası ile puan farkı dokuz oldu.. Ligin boyunun kısaldığı bu anlarda artık Fenerbahçe açısından puan kaybına tahammül olmadığı anlar.. Olaya maç maç bakarak maç maç durumdan tümü hedeflemek en doğrusu.. Artık lüzumsuz bir kayıp demek herşeye bitti demek ile eş neredeyse..

Rakip Trabzonspor bildiğiniz üzere Şenol Güneş’in yerine yine camiayı iyi tanıyan ve sevilen isim Tolunay Kafkas’ı göreve getirdi.. Tarz, kişilik yapısı nedeni ile daha hareketli ve agresif bir Trabzonspor beklentisi normal ancak elindeki kadro çok vasıfsız, amaçsız oyuncular ile dolu.. Ligde de iddia olmaması ile verim alınamayan oyuncular takımın ligdeki konumunu bence açıklıyor.. Şenol Güneş bunu biliyordu, kendi de heyecanını kaybedince kan değişikliği aslında doğru bir karar gibi gözüküyor uzaktan..

Bu maç özellikle Trabzonspor açısından önemli.. Amaçsız bir takım ve bütün bir sezonu buradan kurtarmayı düşünecekler normak olarak.. Takımları karşılaştırırsak kesinlikle iyi olan belli ancak bu maç özelinde bazı teknik detaylara bakmamız lazım.. Öncelikle rakibin son durumuna ve özellikle Tolunay Kafkas gelişinden sonrasına bakmamız lazım..

3

İlk olarak Gaziantep maçında göreve geldi ve rahat kazandı gözüküyor ancak maçın başı hiç öyle değildi.. Araya atılan toplarda Cenk iki tane çok önemli golü kaçırdı.. Defans hatt çok sıkıntınlı.. Bunun yanında Zokora’nın olmaması ile orta sahanın ortasında da eksik var gözüküyor.. Antep maçında Afrika Kupasında olan Zokora yerine Serkan Balcı’yı kullandı Tolunay Kafkas Colman’ın yanında ki bence doğru tercih.. Şimdi Zokora yine yok ve yine aynı hamleyi bekliyorum açıkçası.. Solda Olcan, sağda ise Alanzinho tercihi var.. Aynen olmasını dilerim bu maç özelinde ama ben beklemiyorum.. Bence daha dengeli bir takım çıkarabilir.. Oyuna genelde Yasin hamlesi yapılıyor, bunun yanında Henrique hamlesi geliyor.. Çok faydalı olduğunu söyleyemeyiz ancak Yasin girince Olcan’ı sağ öne de attı.. Alanzinho’nun da sağ önde kullanıldığını düşünürsek Tolunay Kafkas Hollanda stiline yakın bir düşünce de gibi..

Önde Halil var ve gol/asist sayısı olarak verim alamasa dahi hareketli, agresif ve her an tehlike yaratabilecek, arkada ki oyunculara alan sağlayacak bir oyuncu.. Duruma bakınca orta sahanın ortası ve defanslarında çok iyi olmadıklarını, önde hareketli ve çabuk oyuncuları olmasına rağmen düzen dışı bir oyunda olduklarını görüyoruz..

Bence öncelikli durumların başında Colman geliyor.. Yakın oynanmalı.. Hani biraz tatlı sert, darbeli ve temaslı bir oyuna maruz kalırsa verimi bozulup buna takan bir isim.. Eğer alan bulursa tehlikeli.. Buna yol vermemek lazım.. Bunun dışında alanı iyi kullanıp özellikle yakın oynamak lazım..

2

Bizim özellikle ligin ikinci devresinden sonra olan durumumuza bakarsak önde üç forvet gibi oyunumuz gözükmesine rağmen Kuyt aslında daha bir orta saha gibi.. Sow kanadından sürekli içe kat ediyor, bu hücumsal anlamda derinlik ve akıcılık getirse de defansif duruş, saha yerleşimi ve dönüşlerde sıkıntı yaşatıyor.. Ayrıca bu düzensiz oyunu da getiriyor ki rakibin isteyeceği birşey bu..

Burada rakibin durumuna da bakarak yapılması gereken durum çok basit.. Alanı iyi paylaş, yanaş, yakın oyna ve sabırlı ol.. Bu maçın asıl önemli teşhisi bence bu.. Son maçlarda olduğu gibi maça çıkmamak lazım bana göre.. Yine olur, olmaz diye birşey yok ama yenik duruma gelmemek lazım.. Rakibi coşturmamak, sakin kalarak ve topa sahip olarak bozmak lazım.. Baskıyı asla elden bırakmadan sert olmalıyız..

Bunun için durumunu iyi bilmiyorum ama Caner ya da Topuz bana göre kanatlardan birinde olmalı.. Hoş ben 442 şeklinde sahaya yayılıp ikisini de bir kanatta olmasını savunuyorum ama hocamızın tercihi böyle olmadı.. Keşke olsa ve iki kanada bu oyuncular, ortaya Emre ve hafif geriye sarkık mehmet Topal olsa.. Önde de iki merkez forvetle neredeyse hepsi çok hareketli ve agresif oyuncular ile takımın çehresinin çok değişeceğini düşünüyorum..

İstekten çok genel olana bakarsak dediğim gibi o iki daha orta saha oyuncusu arkadaşlarımızdan en az biri bir kanatta olmalı.. Kuyt yine bence eleştirilere rağmen oynamalı zira adam doğru oynuyor takım adına.. En azından maça böyle girip hamleyi sona saklamak lazım.. Maçın geç anlarında daha da anlamlı olabilir..

4

Bundan önceki maçlarda Trabzon’da maçları nasıl bir oyun yapısı ile aldığımızı unutmamak lazım.. Yerleşik oynadık, yakın oynadık.. Bu en direk oyuncu özverisinden ziyade terihlere de bağlı.. Misal solda Caner oynadı çokça bu maçlarda ve takım adına bu bizim daha dirençli olmamızı, sahaya daha doğru yayılmamızı sağladı.. Bunun yanında sakin kaldık.. Bunları unutmamak lazım..

Benim açımdan burada kazanmamak için hiçbir neden yok.. Hatta teknik yönden bakarsak çok avantajlı olduğumuzu söyleyebilirim ancak maç sahada oynanır, kağıt üzerinde değil.. Karakter koyarak, ezilip büzülmeden, basit olarak delikanlı gibi sahaya yürek koyulursa zaten çok daha iyi takımız.. Sonuç gelecektir.. Ne demek istediğimi anlamak isteyenler geçen sene Emre’nin Trabzon’da attığı golden önce yaptığı baskıyı ve nasıl topa atıldığına bakabilir.. İşte sahaya yürek koymak budur..

Takımımıza başarılar diliyorum.. İnşallah gereken sonucu alacağız..

Saygılarımla..

Önemli Not : Daha önce BATE yazısında savgili Oğuzhan kardeşimin emek vererek hazırladığı yazıyı resmen “çalıp” kendi internet sitelerinde, kendi yazılı ve görsel organlarında kullanan medya organlarına ilan ediyorum, eğer birşeyi buradan alıp kullanmak isterseniz sormanız yeter.. Emek harcanıyor, maçlar seyrediliyor, üzerinde notlar alınıyor, üzerinde abartmıyorum saatlerce belki düşünülüp yoğurulup yazıya dökülüyor..  Ezbere değil hiçbirşey.. Sorsanız yeterli.. İmza bile istemeyceğim.. Sadece bu yazı özelinde değil, başka yazılar hakkında da.. En azından emeğe saygınız olsun..

Read Full Post »

Kenar Zaafiyeti

Oyuncu değişikliği takımda bir arıza gördüğünüzde ya da taktiksel anlık yorumlara bağlı olarak çözümleme üzerine yapılır.. Oyuna katkı vermek asıl amaçtır.. Bizde ise ezbere gidiyor..

Futbolda temel prensiplere defalarca vurgu yaptım, savunma hücumdan, hücum ise savunmadan başlar.. Hücum yapabilmek için önce topa sahip olmak gerekir.. Bunun için ise doğru bir şekilde alan daraltmaya, doğru bir şekilde baskı yapmak asıl yapmanız gerekendir.. En iyi defans yöntemi ise topu kaleden uzak tutmaktır.. Topa sahip olarak bunu yapmak ise en önemlisidir.. Bunun için topu rakip yarı alana taşımalı, orada topa sahip olarak gömülmeyi, buna bağlı olarak topu kaleden uzak tutmayı gerektirir.. Rakip her topu alıyor, ribaund yapıyor, bekleri ceza alanına girip şut atıyor, sol bekleri yay üzerinde baskı yapıyor.. Ne yapıyoruz, uzun vuruyoruz baskı altında.. Buna mecbur kalıyoruz ancak bu top direk rakibe gidiyor.. Bir tek adam size topu alıp, 3 kişi arasında muhafaza edip dripling yapamaz.. Bunu dünyanın en iyi forvetleri bile yapamaz.. Takım halinde yapmak gerekir..

Bu akşam baskı yiyorsan topu önde tutacak değişiklikleri yapmak zorundasın.. Hep dedim, hep diyeceğim, oyunu ön taraf tutar.. Sow ile tek bunu yapamazsın, zaten yapısı müsait değil.. Maç anındaki mesajımda Alex çıkacaksa Henri girsin, Sow ile dağıtırlar top tutarlar dedim.. Henri çok kötü performans verdi o ayrı ama yapılacak tek hamle görüntüsü vardı.. Semih olabilirdi ama Henri daha hareketli, daha kuvvetli diye bende bu görüş vardı, olmadı.. Zaten tek başına olması mümkün değildi.. Cristian’ı soktuk, önde top tutamadık, baskı yedik, bağıra bağıra golü yedik.. Son saniyede gelmesi futbolun terbiyesizliği.. Golü yemesek dahi bunları yazacaktım zira maç anında yazdım bolca, korktuğum buydu.. Yanlış değişiklik derken de amacım buydu.. Keşke böyle acı şekilde görmesek bazı şeyleri.. Görüp dersini alsak ayrı ama yok, yine aynı.. Sezon başları üç senedir 424 fantazileri ile sezona başlamak gibi bu da..

Alex sorunsalını Aykut hoca kendisi yapıyor zira doğru hamle ile yapmıyor.. Hep zarar hanesine yazıyor.. Hangi bir örneği ele alalım ki.. Hangisini analım.. 3. sezonuna girerken Aykut hoca ile gördüğüm en iyi oyuna müdahale arenadaki ilk galatasaray maçıydı.. Selçuk sakatlandı, zorunlu değişiklik ile Semih girdi.. Oyunda sıkışma yaşarken Niang sakatlandı, yaratıcılık eksiği olan takıma yine mecburi değişiklik Stoch girdi.. Oyun değişti, galip geldik.. Tesadüf olaylar.. Hangi bir örneği ele alalım.. İçeride Beşiktaş maçı, yine aynı mantık değişiklikler oldu.. O gün sağ beke oyuna giren İbrahim Üzülmez ceza alanında dört döndü.. Hakan Balta sol bek, bize gol yaptı yine son dakikalarda.. O kadar çok var ki.. Hangisini sayayım bilemedim..

O bekleri oraya getirirsen başına bela alırsın.. Onları oraya getirmemek için tehdit yaratmak zorundasın.. O zaman sıkıyorsa gelsin.. Önde top tutmalısın.. Madem Alex’i alacaksın ki alabilirsin, aynı düşünüyordum ama giren Cristian olamaz.. Henri olur, Stoch olur.. Önde tehdit, top tutma, icabında topla tüfekle gelen rakibe gol atma şansı vs.. vs..

Basın toplantısında Caner sakatlanmasa Selçuk’u alacaktım diyor.. Bu işte yanlış zihniyetin dışa vuruşudur.. Hiçbir futbol prensibinde böyle oyunda bu hamle yatmaz.. Aynısını galatasaray maçında yaptın hocam.. Stoch’u aldın Selçuk’u soktun, baskı yedin e sonunda golü de yedin.. İnsan hiç mi ders almaz..

Bizim sorunumuz orta saha transferi değil demiştim.. Bunda da iddialıydım.. Bizim asıl sorunumuz rakibi çözümleme ve analizde.. Maç önü, anlık hepsi eksik.. Süper Kupa maçında, eksik rakibe karşı ceza alanında karambol, seken top derdin varken, kapanmış rakibe karşı Krasiç’i oyuna sokmak zihniyetidir bu Sow varken.. Bu kadro ile önde baskı yaparsın ancak.. Bu çıkan kado, ilk 11.. Biz bekliyoruz.. Yine oyunculara kabahat buluruz, o öyle bu böyle deriz.. Böyle dediğimiz sürece de kaybetemeye mahkumuz, kimse kusura bakmasın..

Bize orta saha transferinden önce bir görüş açısı lazım.. Futbolun “doğru” yönlerine bakan..

Yoksa biz daha çoook oyuncular arar, transfer ederiz..

Hatadan ders alınır, biz ise devam ediyoruz..

Nereye kadar devam edecek ise..

Saygılarımla..

Read Full Post »

Göz göre göre dedim zira belliydi.. “Oyun” olarak ne olacağı belliydi.. Skor göreceli ve değişkendir.. 35′ten vurursun girer ama yarım metreden dışarı da atarsın.. Maç şansı da lazım bazen.. Olmadı dün akşam.. Çocuklar canlarını dişine taktı.. Ben bunu gördüm sahada ama olmadı.. Neden olmadı ? İşte bunun cevabı aslında dünkü maçta değil.. Genel olarak değerlendireceğim..

Sezonun ilk hazırlık maçına 424 benzeri yapı ile başladık.. Her sezon neredeyse ezber olduğu gibi.. Olmuyor, olamaz da zaten çok yazdım çizdim.. Olmayınca hemen değişim ama ne değişim.. Hiç mantıksal bir izahati yok.. Kaos oyununu ben tavsiye ederim buradan da ama doğru şekilde olması lazım.. Vaslui ikinci maçı buna örnektir ama takım tam hazır değildi, bu net durum.. Volkan o penaltıyı almasa herşey değişik olabilirdi.. Tıpkı dün akşam Sow 95. dakikada golü yapmış olması gibi.. Söylemlerim hiç değişmedi, değişmemeli zaten.. Skora göre yorum yaparsak doğruyu bulamayız.. Hocamın bulamadığı gibi..

Neden mi bulamadı, çok net.. Antep maçında orta saha zaafiyeti çok net görüldü.. Alan paylaşımı, top kullanımı, takımın açılıp kapanması gibi gibi.. Ama biz aynı kadro ile çıktık.. Selçuk ve Mehmet Topal ile bir takımın orta saha göbeği olmaz.. Kısır olur o bir, atlet değiller o iki, top kullanımı efektif olmaz üç, baskı yersen kadayıf gibi dağılırsın bu dört.. Topu alınca ayağa takım açılır.. Alanı kullanmak ister, doğrudur da.. Ancak sen bu anda kaybedersen işte kadayıf gibi dağılırsın.. Çıkarken kaybedilen top esprisi de budur.. Açık yakalanırsın.. Selçuk ve Mehmet Topal’a sürekli baskı yaptılar.. Onlar yapmasa dahi sağlıklı çıkaramadık, işte daha maçın başında buna benzer bir durum ile golü gördük kalede.. Bunlar ön görüsü çok net, görülmesi gereken şeyler.. Ben hep dedim o geçelim de, az bilen bir kişi bile görüyor bunu.. Neyin ısrarı, neyin düşüncesi bana kimse anlatamaz.. Futbolda ofansif-defansif hiçbir türlü kazanımı yok bunun.. Skandal..

Selçuk bir sürü küfür yedi dün, çıkarken ıslıklandı.. Neden ? Çocuğun bir suçu yok ki, böyle kısır bir orta saha ile nasıl olacaktı ? Kimse küfür etmesin.. Lütfen.. Kimseye etmeyelim zira sevin sevmeyin bizim elemanlarımız bunlar.. Olmuyor..

Skor bulman gereken maçta, rakibin en iyi defans oyuncusu ve neredeyse geriden oyun kurucusu gibi adamı yok biz tek forvet ile çıkıyoruz.. Superman’mı Sow ? Tek başına nereye kadar basacak ? Neden iki merkez forvetle oynamadık ta Kuyt sağ kenarıda başladı ? Böyle birşey olabilir mi ? Bari gidin topu korner direğine doğru taca atın baskı yapın.. Bunu söyleyen var mı, bunu söyleyebilecek biri var mı ? Topu kullanarak baskı yapamıyorsan şişir öne, iki forvetine git ribaunda saldır.. O da yok, pas oyunu zaten yapamazsın, ne diziliş doğru ne oyuncu tercihi doğru.. Bir amacın olur saygı duyarım.. Katılmam ama ona göre birşey yaparsın, ya arkadaş neyi düşündük, neye göre takım çıkardık ? Ya şu sorularımın cevaplarını birisi verebilir mi ? Veremez zira yok öyle birşey.. Yok böyle yanlış iş.. Çok net yazıyorum kimse kusura bakmasın ama çok çok çok çok yanlış..

Fellaini’yi bilirsiniz, Everton’da oynar.. Moyes onu ya forvette en önde ya da orta sahanın önünde kullanır.. Hani Brezilya tabiri ile 8 numara gibi.. Neden biliyor musunuz, önde bassın diye.. Selçuk ve Topal’ı yanyana koymuşsunuz arkası boş.. Ya bari bu mantıkla yapacak isek arkalarına akıllı bir adam koyarsın hani Cristian olabilir, bunlara gidin önde basın dersin.. Buna katılmam ama mantıktır, bir izahati vardır.. Selçuk ve Topal yanyana, önlerinde Mehmet.. Ya adam zaten yatacak, çıkmayacak bu net, bunlarla ne yapabilirsin ki ? Yaratıcılık yok, kısır.. Baskı yapıp merkezi tutmak için derler buna.. Bu baskı yapabilir ama tu-ta-maz.. İmkansız.. Tutmak topa sahip olmak ile olur.. Adamlar zaten sana veriyor topu, geliyor onlar basıyor.. Akıllıca, bu kadroya bu yapılır zaten..

Bu arızalara rağmen bu çocuklar dün ellerinden geleni yaptı.. Savaştılar, hepsini alnından öpüyorum..

Hocam yanlış gidiyorsunuz.. Çok yanlış.. Ben ön görmediğim bir şeyi burada yazmayacağım dedim her zaman.. Ben bunların hepsini burada sayfalarca yazdım.. İnşallah biri okutur size bu satırları.. Yanınızdaki yardımcılarınız da bunları ön görüp size söylemiyorlarsa ne için duruyorlar ki orada ?

Anlamadım, anlamayacağım herhalde..

Bitti..

Read Full Post »

İlk maçtan sonra eleştirimin göbeğinde takım kurgusunu ve oyuncu tercihlerini koymuştum.. Bu maç öncesi de doğru oyuncuları ve dolayısı ile doğru kurguyu yaparsak takımın çok fark edeceğini söylemiştim.. İnsanın ön gördükleri olunca bir başka haz duyuyor.. Biraz şımarma hakkımı kullandım..

Maça çok istekli ve önde baskı ile başladık.. 8. dakika olmuştu ki tam üç gol pozisyonuna girdik.. Aynı baskı devam edince ve maç önünde ön gördüğüm gibi beklerin de hücuma katkısı bu oyuncu tercihleri ile daha yüksek olacağı gerçeği ile Gökhan’ın enfes ortası ve Caner’in çok doğru içe girişi kanattan  ile öne geçtik.. Burada Kuyt’ın muhteşem işini de unutmamak lazım.. Öne çıktı, topu aldı, kenara servis yaptı ve gol geldi..

Hemen akabinde çok gereksiz bir gol yedik.. Bu bizi biraz bozdu.. Bununla beraber öne doğru bayağı hamleli oyunumuz bizi de yormuştu.. İlk yarının son onbeş dakikası bu bizi rakibin baskı altına almasına sebep oldu.. Bu nokta hassas bir nokta zira burada orta saha göbeği de çok içeride kaldı.. Cristian ve Selçuk inanılmaz kötü oynadılar bu anda.. Daha öne çıkmalıydılar.. Topu birisi öne taşımalı zira ön tarafta Kuyt çok yanlız kaldı.. Kaptanın en etkisiz maçlarından biriydi.. Canımız ciğerimiz o ayrı birşey ama belirtmezsem kendime ihanet ederim.. Kaptan burada çok kayboldu.. Sorumluluk almalıydı biraz da olsa.. Ufak bir eleştirim var zira oyunu ön taraf tutar hep söylüyorum.. Nasıl Kuyt geliyor, mesafeyi koruyup pas kanalı oluyor, bunu da beklerdim.. Maç önü yazımda dediğim gibi artık bazı maçlarda Sow+Kuyt düşüncesi aklımızda olmalı.. Buna da ayrı bir yazı yazmak lazım.. Bir fikir olarak kafada yer almalı..

Ben maç anında twitter üzerinden bu dönemi geçici olarak değerlendirmiştim, ikinci yarının başı ile öyle de oldu.. Orta saha canlanınca ve özellikle ilk yarı çok kötü olan Selçuk toparlayınca iş çok değişti.. Önde oynamaya başladık yeniden ve yine kenarıya harika bir top, Kuyt’ın kendini enfes boşa çıkarışı ve Gökhan’ın aklı.. Oyun lehimize iken golden önce penaltıyı alan Volkan’ı da unutmayalım.. Yanlış karar ile başımız belaya girebilirdi..

Stoch’un girişi ile oyunda daha önde olmaya başladık ki bu çok normaldi.. Bu kanattan açıklar da verdik onu unutmamak lazım ancak yine Volkan sahne aldı.. Sonra beklediğim gibi duran top golü ve Sow’un muhteşem vuruşu.. İyi oldu Sow için çok sevindim..

Kurguyu doğru yapınca işler değişiyor.. Maç önünde ne yazmıştık ana kelimeleri hatırlayalım ;

- Önde baskı.. (ilk dakikalarda oyunu kırdık ve rakibi zorladık)

- Caner ve Mehmet Topuz ile beklerin oyuna girmesi (gökhan özellikle ki iki asist yaptı)

- Oyunda çok faul olması ve duran top etkinliği (Kuyt attı ama birkaç tane daha olabilirdi.. Bekir, Egemen ve Selçuk ile)

Mükemmel değildik ama.. Bunu da belirtelim.. Karar anlarında orta sahada sıkıntımız oldu.. Mutlaka oraya dinamik, atlet ve agresif bir oyuncu isteğimi yineliyorum.. Vaslui maçları için ilk maçtan sonra yazdığım gibi transfer lazım değildi ama şimdi işi şansa bırakmamalıyız.. Taşları yerine oturtacak, nefes aldıracak, takımın direncine katkı verecek bir oyuncu lazım.. Önümüzde gayet iyi kadro var, çok alernatifli, her türlü plana uygun isim var.. Bu hamle bizi bir üst seviyeye çıkartacak hamle.. Yapılmalı hemde elzem bence..

Hocamıza eleştirilerim olmuştu burada ilk maçtan sonra ki tamamen haklı eleştiriler bunlar.. Haklılığı da bu maçta ortaya çıktı.. Yeter ki işler doğru yapılsın, sonuç gelir gelmez bu başka birşey.. Volkan penaltıyı almasa işler değişebilirdi ama biz doğru kadro ile maça çıktık.. Bu gerçek değişmez birşey.. Hep böyle olun hocam.. Size övgüler dizmeyi o kadar isterim ki kendi adıma, anlatılacak gibi değil..

Doğru işi yapınca kazanan oluyorsunuz çok büyük ihtimal ile.. Aldıkta..

Bir sonraki turda yeni oyuncularımız da olacak.. Genel takım analizi yakında..

Saygılarımla..

 

 

Read Full Post »

Burada yazılarımda ve twitter’dan olan mesajlarımda hep belirttiğim bir husus var, ön göremediğim hiçbir husus hakkında ahkam kesmeyeceğim demiştim.. Aykut hocamızın geldiğinden beri aynı şeyleri yazıyorum.. Her sezon başı aynı olay, her sezon başı aynı maalesef olmayacak bir formasyonda oyuncu karakterinden gelen zaafla geçiriyoruz..

Stoch dip kanat oyuncusu.. Anlayacağınız üçlü hücum kanadı.. Forvet yani.. Bu oyuncunun oyun karakterinde ortaya yanaşmak, dolayısı ile darbeli sert bir oyun içinde olmak gibi bir yapısı yok.. Hep kafasında sol kenarıda yay köşe tarafında topu alıp birebir oynayıp şut atmak var.. Bu onun oyun yapısı.. Asıl olan takım, takımın ihtiyacına bir oyuncu karşılık vermeli.. Biraz daha gelmeli, yanaşmalı vs.. Bir yapmadı iki yapmadı takım için daha gerekli bir adamın orada oynaması lazım.. Böyle olmayınca ki sağ kenarıda her ne kadar Stoch kadar olmasa dahi Kuyt yardıma gelmesine rağmen ikisi bir arada olunca göbek sıkıtı yaşıyor..

Neden sıkıntı yaşıyor dersek merkezde Semih var.. Maalesef atlet değil.. Arkada Alex var, atlet değil.. Göbekte Cristian atlet değil, Mehmet Topal kısmen.. O zaman çok büyük sorunumuz var.. Zaten bu sorunu ben çok yazdım.. Bu takım alanı doğru daraltamaz, oyunun boyunu dolayısı ile kısaltamaz, bu mesafe açık olduğu üzere seken topları alıp rakibi bunaltamaz.. Daha da kötüsü ortalama üzeri organizasyona sahip ve agresif bir takım sizi bozar.. Bakınız ilk yarı..

Maç önünden bu kadar dolaylı olmasa dahi ben bunları twitter üzerinden yazdım.. Bunları geçelim hazırlık maçları yazılarımda da aynı durumdan bahsettim.. Yaklaşık iki senedir olduğu gibi.. İşte bu durum bana göre çok açık bir durum.. Rakibi de bence iyi analiz etmemişiz.. Yapan arkadaş kimse kusura bakmasın, ya orada sorun var ya da çözümleme de sorun var.. Hoca maçtan sonra rakip beklediğimiz gibi değildi dedi, o zaman analizde sıkıntı var derim.. Orasını bilemiyorum ama bu bence çok talihsiz bir açıklama oldu..

İkinci yarı öncelikle ön tarafta top maalesef topu dirençli stoper görünce tutamayan Semih çıkıp, Kuyt merkezde bu işi yapınca ve yerine giren Mehmet hem topla mesafe alıp hemde ortaya yanaşınca görüntü 180 derece değişti.. Çok sıkıştırdık rakibi ancak Kuyt daha takıma alışık değil.. Hep son paslarda tercih hataları oldu.. Misal Alex’e derin top attı ki bunun olmayacağını görecek ve öğrenecek.. Bu basit ama durumu gösteren bir örnek.. Olacak bunlar ama zamanla.. Ha geldi gelecek derken önce Mehmet Topal’ın merkeze baskı altında atmaması gereken bir top, sonra  Egemen’in zamanlama hatası ile rakibin çok iyi vuruşu gelince golü maalesef kalemizde gördük.. Oyunu domine ettiğimiz anda gelmesi kötü oldu..

Caner’in Stoch yerine girmesi var golden önce, takımı daha da dirençli yapmıştı halbuki.. Rakibi iyice strese sokmuş, artık golün gelmesi içten bile değildi.. İlk yarıyı düşünüyorum, koskoca kayıp bir 45 dakika görüyorum.. Maalesef yanlış analiz ve yanlış teşhis.. Halbuki oyuna doğru kadro ile başlayıp sert başlasak taraftar ile beraber rakibin stresi artacak ve maç çok daha farklı gelişecekti.. Stresli rakip maç başında direnci sahadaki oyuncu tercihi ve dizilişi nedeni ile kırınca özgüven yakaladı.. Tekrardan maçın içinde bunu yok edip strese sokmak çok daha zor oluyor..

Bekir’in golü kötü günde kazanç oldu.. Doğruya döndük ama sonucu alamadığımız bir maç olarak tarihe not düşülen bir gün oldu bu..

Takımın eksikleri var.. Öncelikle bahsettiğim üzere atletizm ve dinamiz eksikliği var.. Bence bu takımda önce forvette Kuyt ilk tercihe geçmeli.. Ondan sonra sol kenarına mutlaka takıma agresiflik, doğru yerleşim ve atletizm getirecek Caner tercihi olmalı.. Sağ öne de bu şartlar altında takviye şart gibi gözüküyor.. Olacak gibi ayrıca.. Orta sahaya mutlaka atlet, agresif, sert bir oyuncu lazım.. Pas oyunu iyidir ama özellikle iç sahada domine edeceğiniz görüntüde olan maçlar için kaos oyununa da ihtiyacımız var.. Önde sert olunmalı.. Bunun yanında toparlayıcı bir stoper gereksinimi de açık..

Transfer olmadı bak sonuç bu tavrını da kabul etmiyorum.. Hemen eleştir alacağımı bildiğim için açayım.. Bu takım Vaslui takımı için transfere muhtaç değil.. Nedenlerini yukarıda sıraladım ancak transfer hususunda geç kaldığımız da ayrı bir gerçek.. Gerekçesi ne olursa olsun çok kabul edemiyorum.. Olmuyorsa alternatif muadil olacak, gideceksin ona zira yeni gelecek oyuncunun takımla öncelikle aynı fiziksel kapasitede olması aynı idman temposunu yemekle geçer.. Bunun yanında Kuyt’ın yukarıda ufak bir örneğini verdiğim gibi oyuncular birbirlerine uyum sağlamalı.. Bunlar çok önemli şeyler.. Maçtan iki gün önce oyuncu gelse, bu maçta oynasa direk ben çok ekstra oyuncu olmadığı takdirde sıkıntı yaşayacağını düşünüyorum..

Oyuncu takviyesi gereksinimi başka, realite başka.. Bu Vaslui takımını biz doğru kadro ve tercihlerle geçeriz..

İşi zora soktuk.. Romanya gibi ülkelerde hele ki avantajı rakibine verdiğin maçta işini zorlaştırırlar.. Futbol etkenlerinin yanında ellerinden geleni yaparlar.. İnşallah sıkıntı çekmeyiz..

Yorumlar için şimdiden teşekkürler, saygılarımla..

Read Full Post »

Futbol bir alan oyunudur.. Alanı en iyi şekilde kullanmak gereklidir.. Bunu da yaparken önce kendi stratejinizi, saha, rakip vs gibi unsurlara bağlamanız gereklidir.. Biz genel olarak oyunu dominant oynamaya çalışan, topu daha çok ayağımızda isteyen bir oyun karakterinde oynuyoruz.. Buna bağlı olarak yapmak istediğimiz ile şu an yaptığımızı iyi analiz etmemiz gerekir ki tercihlerimizde doğruyu bulalım..

Üç tane hazırlık maçı oynadık.. Öncelikle daha ilk hazırlık maçına dair yazımda olduğu gibi şurayı belirteyim ; çok ağır bir tempodan geliyor takım.. Kaslar henüz yeterli esneklikte değil.. Hani ayaklar tam gitmiyor söylemi bunun için söylenir.. Kaslar yorgun ve gergin.. Bu çalışmalar sonunda kaslar yorulunca salgıladıkları laktik asit henüz tam manası ile kasları açmaya mani.. Bir haftaya kadar çok iyi konumda olacağımızı söyleyebilirim ki Şampiyonlar Ligi ön eleme maçının tarihini de düşünürsek idman planlamasının çok iyi yapıldığını söylemem gerekir..

Maçlara genel olarak şu oyuncu tercihleri ve saha içinde bulundukları anda oldukları yerleşim ile çıktık (keşke gps kullanılarak tam kullanım analizi elimde olsaydı demeden edemiyorum bu aşağıdaki gözleme bağlıdır) ;

Burada tüm maçların genel durumu var.. Pas kanallarına bakarsak en çok pas yapılan yerler defansın hemen önü ile Cristian, Alex ve Kuyt ile orta sahada olmuş.. Sahadaki duruma bakınca pas kanalının en az olduğu nokta ise Stoch tarafı.. Ortaya yanaşmıyor gerektiği kadar.. Hem pas açısından, hemde sahaya yerleşim açısından sıkıntı oluyor.. Sıkıntıların bir de defansif anlamı var.. Dönemimiz futbolunda önde baskı ve seken toplar çok önemli özellikler.. Ribaund özelliği bir takımın baskı nedeni, rakibi o an hazırlıksız yakalama anlamında ise hücum parametresi..

Genel olarak takımın çatısına bakarsak fena değil diyebiliriz.. Egemen-Bekir-Serdar, Topal-Cristian, Alex ve Sow.. Buraya iki takviye geleceğini de bir yere koyalım.. Sow varken çatı ön tarafta bozuluyor zira Sow bizim oyun yapımıza uygun olarak gerekli yanaşma ile çatı arasındaki mesafeyi korumuyor.. İster istemez bu anlarda ön tarafta sıkışıyoruz ve geriye dönerek atağı bitirmek zorunda kalıyoruz.. Ben daha ilk maç sonu yazımda bunu belirtmiştim, hatta daha maçın 15-20. dakikasında twitter’dan da bunu söylemiştim.. Takip edenler hatırlayacaktır.. Sow bunu ilk maçta bir kez doğru yaptı ve Alex hemen kalitesi ile ikiye bir yaptı, faul-frikik-gol geldi.. Gol olması söylemim için kriter değil, doğru iş önemli.. Aşağıda bu kısma tekrar geleceğim, buraya bir virgül koyalım..

Saha dizilişimiz ve oyun stratejimiz açısından doğru nedir ? Öncelikle burasını kavramamız lazım.. Bunun da genel futbol prensiplerine bağlılığı anlamında sorgulamamız lazım.. Biz dediğimiz gibi pasa dayalı bir takımız.. Topa sürekli sahip olan ancak tempo eksiğimiz var zira pas yapmak önemli ama pasın kalitesi ve sürati ile sahadaki yerleşim yani dolaşım çok önemli.. Bizim oyunda çatı önemli.. Pas kanalı, forvetin yanaşması kısımını yukarıda anlattık ancak özellikle kenar oyuncuları oyuna girince topun ani yön değiştirmesi çok önemli oluyor.. Pasör oyuncularımız var ancak atletizm eksikliği var takımda.. Buna bağlı olarak son maçta gördüğümüz üzere Kuyt forvette takıma çok katkı sağlayacağı görülüyor, bunu zaten ön görmüştük.. Buna bağlı olarak Newcastle maçından sonra yazdığım yazıda geniş olarak ele aldığım üzere Mehmet Topal’ın stoperlere doğru yanaşarak orada tampon görevi görmesi beklerin oyuna çıkışı için avantaj.. Neden sıkışıyoruz, ne yapmalıyız ? Sıkıntı burada başlıyor..

Ben Stoch konusunda yanlış oynadığı kısmını belirttim.. Buna bağlı olarak takımda direnç, oyunda daha efektif ve takımı daha yardımcı olması nedeni ile burada eldeki kadroya göre Caner tercihinin çok daha doğru olacağını düşünüyorum.. Caner ofansif meziyetleri de olan bir oyuncu.. Dripling özelliği var, çabuk ve agresif.. Şutu da gayet iyidir ki bu özellikleri bize daha önce gösterdi.. Dengesizliği var biraz, bu en büyük sorunu.. Bunun yanında orta sahanın ortasında da dripling özelliği olan oyuncumuz yok.. Cristian’ı ben çok beğenirim.. Bunu çok tartıştık ancak özellikle Emre’den sonra burada mesafe kat eden oyuncu eksiğimiz var.. Atlet özelliği olan, driplingi olup ofansif yaratıcılığı da olan bir oyuncu şart.. En azından alternatif yaratma anlamında zira orada kullanabileceğimiz tam oturan bir oyuncumuz yok.. Salih çok yetenekli ama üst düzey için eksikleri var.. Mehmet Topuz diyen olabilir ama oyun görüşü hiç iyi değil.. Pas kalitesi de çok iyi değil.. Sıkıntı olur.. Özer ve Sezer maalesef yeterli değiller.. Buraya takviye şart..

Kuyt forvet oynarsa bu sefer sağ kenarıda eksiğimiz olacak.. Aslında Sow çok özellikli bir oyuncu, biraz dikkat ederse oyununa ve yapması gerekene Kuyt’ı sağa çeker bu eksiği çok rahat kapatırız da görüntüsü hiç hoş değil.. Toparlaması dileklerimle.. Henri benim sevdiğim bir oyuncu ancak kalite ve fundemental eksiği var.. Semih maalesef güç açısından arkadan baskı gelince sıkıntı yaşıyor.. Biraz kuvvetli olsa çok fark edecek.. Belki Stoch bir de sağ kenarda denense diyorum arayış içinde olarak.. Solda oynamayı seviyor zira kafasında hep aynı şey var ; solda birebir kalmak, şut açısı yakalamak ve şut atmak.. Takıma değil kendi istediği şekle uygun sahada oynuyor.. Sağda oynarsa habire içeri girip şut atma kafasında bu kadar olmayacak.. Bu suretle biraz daha takıma uygun oynar mı diye düşünüyorum.. Bu sadece fikir.. Denemekte fayda olabilir belki ama iddialı değilim bu konuda.. Takım içi alternatif ve seçenek yaratma sadece..

Bu anlamda defansif kaliteyi arttırmak şart.. Buraya bir oyuncu lazım.. Yobo ile anlaşmak üzere olduğumuz zaten söyleniyor.. Orta sahaya atletik bir oyuncu lazım.. Mesafe kat etmesi, ofansif de yaratıcılığı olması önemli gereksimler.. Solda Caner idare eder ve iyi de olur.. Son maç girdikten sonra Hasan Ali’nin oyuna katkısını da unutmayalım.. Direk Caner ile bağlantılı.. Ön tarafa forvet mi alınır, Sow kendine mi gelir, Kuyt’ı forvet oynatmak itibari ile sağ kenarıya mı biri alınır artık bilemem ama birşeyler olması lazım.. Kağıt üzerinde gerek yok gibi gözüküyor ama görüntü iyi değil ve insana bunları düşündürüyorlar..

Görüntü itibari ile eldeki en iyi kadro şu olur gibi geliyor ;

bu kadro en makulü şu an.. Sow istenen düzeyde değil ve ilk forvet tercihim Kuyt onu belirteyim ancak şartlar buna mecbur bırakıyor.. O amaçla Stoch sağ kenarıda da kullanılabilir Kuyt forvete çekilip.. Caner sağa konulabilir diyen mutlaka olacaktır, soldaki sıkıntıdan ben Stoch’u solda düşünmedim, amaç o zaten..

Üç sezondur aynı şeyi konuşuyorum, aynı şeylerden bahsediyorum.. Hep sezona böyle bana göre kurguda eksik ile başlıyoruz, daha sonra doğruya geçip yükseliyoruz.. Sezon başında bu tesbitleri yapsak, oyuncu takviyesinde bunlardan düşünce ile hareket etsek ben daha güzel olacağını düşünüyorum..

Son olarak belirtmek istediğim husus şu, Stoch çok sevilen bir oyuncu.. Hakikatten çok önemli meziyetleri var ve sevenleri hep bana takıksın diyorlar Stoch konusunda.. Ben takık insan değilim, önceliğim “takım”.. Takıma faydası varsa tek kelime ettirmeyeceğim Alex’in bile yedek kalmasını isteyecek biriyim.. Takım asıl olandır, bireylerin durumu önemli değildir.. Cristian’ı çok beğenen ve en kötü zamanında yanlış oynatıldığını iddia eden ve çok kişiyle tartışmış biriyim ama oraya takviye gelmeli diyorum.. Sanırım bu durumu biraz anlatır..

Takviyelerden sonra bu yazıyı çatı kabul edip analizlere devam..

Saygılarımla..

Read Full Post »

Maça aslında yine aynı mentalite ile başladık, sadece iki değişiklik vardı MTK maçına göre.. Gözünün altında ufak bir açılma olan Gökhan’ın yerine Orhan, Serkan’ın yerine kalede Mert dışında kadro aynıydı..

Oyuna fena da başlamadık.. Özellikle Cristian ve Alex’in yaratıcılığı, Sow’un doğru olarak bu oyunculara yanaşarak mesafeyi daratlması ile kenarlara da oyunu iyi taşıdık.. Kuyt daha da iyiydi.. Çok daha iyi olacak.. Stoch çok kenarıda kalıyor daha önce yazdığım gibi.. Daha oyunun içinde olmalı.. Eğer takım bu kadro ile oynayacak ise benim görüşüm mutlaka Stoch yerine Caner oynamalı.. Hem dinamizm katıyor, hem daha dirençli, hemde daha çok yanaşıyor.. Burada işte çok itiraz geliyor bana..

Ben takımı düşünüyorum.. Bütün kafamda olan şey takım.. Bireyler hiç umrumda değil.. Kimse de akrabam değil sonuçta.. Eğer bu takım bu format ile oynayacak ise ya Kuyt, ya da Stoch kenarıda durmalı daha kompakt bir oyun için.. Bundan takım için daha cazip gelen ise Kuyt.. Ha, Sow’un görüntüsü hiç hoş değil.. Buna binayen ikinci yarı yaptığımız gibi Kuyt merkeze gelince oyun çok farketti.. Daha bir efektif oynamaya başladık.. Bu da MTK maçında yazdığım gibi daha iyi oldu..

Mehmet Topal çok kritik bir hamle.. Tam bir süpürücü.. Çok iyi kaymalar ile kademeler yapıyor.. Defansı üçlüyor gibi düşünebilirsiniz ancak unutulan husus şu ; bekler çok rahat oyuna girebiliyor.. Hasan Ali bekleneneden daha iyi görüntüde.. Alex ve hemen arkasında oynayan Cristian’a akıllı mesafe koyup servis yapan forvet rakibi de burada sıkıştırmaya mecbur ediyor.. Bu anlamda kenar oyuncuları için nimet.. Oyun stratejisi anlamında Mehmet gerçekten çok çok iyi hamle oldu gibi görüntüde.. İşin bu kısmına kimse çok dikkat etmiyor.. Futbol bir alan oyunu.. Alanı en iyi şekilde kullanıp yayılmak lazım.. Bu oyun karakterimiz ile hemen yukarıda yazdıklarım çok önemli.. Sow için de en büyük eleştirim bu.. Yanaşmayınca oyunu yönlendirip boşluk bularak kenarılardan gelecek ekstra oyunculurı bir türlü sokamıyoruz.. İşte bu noktada merkez forvet çok önemli oluyor..

Oyuncu bazında bakarsak kaleden beklere defansı beğendim.. Bekir yine iyi ancak biraz daha dengeyi oturtursa mükemmel olacak.. Serdar çok iyi geliyor.. Atik, akıllı ve dengeli.. Fizik kalitesi de çok iyi.. Orhan’a saygı duyuyorum.. Her oynadığında çok iyi mücadele ediyor.. Hasan Ali gayet iyi, Mehmet iyi çok daha da iyi olacak.. Cristian bildiğimiz gibi.. Aynen çizgisini koruyor.. Kuyt ilk maçtan bir vites öne atmış.. Çok daha iyi olacak, bu gözüküyor.. Kaptan yine mükemmel.. Stoch dediğim gibi takıma oynamalı.. Hep kenarıda birebir kalıp oynamak istiyor.. Takım stratejisine katkıda bulunmalı..

Takımı fizik olarak çok iyi buldum.. Henüz hazır değiliz.. Bir hafta sonra tam hazır kıvama doğru geliriz diye düşünüyorum..

İyi prova oldu.. Yukarıda bahsettiğim hususlarda oyunumuzu ve tercihlerimizi biraz geliştirir isek çok daha iyi olacağız.. Yakında muhtemelen üç takviye gelecek.. Ön tarafta da sıkıntımız var.. Buraya özel bir yazı yazacağım.. Birkaç kelime ile kaçırmak istemiyorum..

Yazılar devam edecek.. Saygılar..

Read Full Post »

Öncelikle sezon öncesi ilk hazırlık maçında çok birşey görmek istemek doğru değil.. Çok yoğun kuvvete dayanıklılık/devamlılık idmanları kas gruplarını çok yorar.. Çoğunuzun bildiği üzere kaslar yorulduğu zaman laktik asit salgılıyor ve bu kaslarda esnekliği azaltıyor.. Kolay anlatımı ile yeter artık oynatma beni fazla diyor.. Bu yüzden ilk yüksek temponun ardından idman temposu düşer.. Bu durumda kasların normal haline gelmesi bir hafta, on gün sürer.. Bu yüzden ilk maçlarda bunun yorgunluğuna binayen sıkıntıların olması normaldir.. Bu suretle genel amacı ve oyun düşüncesini görmek asıl olandır..

Maçın ilk kadrosuna bakınca ben rahatsız oldum.. Bunun sebebi Kuyt.. Kötü olması ya da başka bir durum neden değil, daha iki üç idmanla  11 başlaması uzun süre idman yapan oyuncuda rahatsızlık yaratır.. Bu dünyanın her yerinde böyledir.. Sonradan girse daha iyi ve şık olurdu.. Bence..

Genel takım kurgusuna baktığımızda arıza gördüm.. Bunun nedeni ise forvet arkası üçlü blok.. Solda Stoch, ortada Kaptan, sağda ise Kuyt.. Önde olan Sow’u da gördüğümüzde orta sahanın sıkıntı yaşaması kadar doğal birşey yok.. Bunun örneklerini bu takım son iki senedir çok gördü.. Futbolda yerleşim ve baskı en büyük silah.. Önce takım kurgunuz doğru olacak.. Öndeki Sow ise çok isteksiz ve gereksiz oynadı.. Öncelikle bizim takım daha çok topa sahip olmak isteyen, sahaya yayılıp özellikle sürpriz adamları sokarak skor bulmaya çalışan bir takım.. Sürekli defans arkasına kaçıyor.. Yanlış.. Öne çıkmalı, ikiye bir durumları daha çok kullanmalı.. Bir kere yaptı frikik oldu ve golü yaptık.. Bu en iyi örnek kendisine.. Elimizde bu işi çok iyi yapabilecek Kuyt var.. Kenarıdan ziyade merkezde bence Sow’dan çok daha iyi olur..

Bu takımda Stoch oynuyorsa sağ kenarıda Mehmet, Kuyt sağda oynuyorsa solda Caner şart.. Takıma agresiflik katıyorlar.. Stoch ve Kuyt normal olarak oyun yapıları gereği çok kenarıda kalıyorlar.. Kuyt bir nebze ama Stoch hiç yanaşmıyor.. Sol ön kısımda ne geriye ne ortaya yanaşıyor, olmaz.. Ondan sonra orta sahaya çok kabahat buluruz.. Adamlar göbeği mi tutacak, sola-sağa mı yanaşıp seken top kovalayacak, top mu yapacak ?! Çok ama çok çok zor.. Hep diyorum oraya iki tane Essien koysan zor bu.. 424 gibi bir saha düzenine geçiyoruz.. Futbolun son dönemdeki yapısına baktığımızda bunun imkansız olduğunu çok kereler gördük.. Stoch ve Dia’lı takım aramalarımızı ve hatta Kazım’ın da olduğu dönemleri hatırlıyoruz.. Bir Galatasaray maçı, bir Beşiktaş maçı akıllarda.. Hatta hocamızın yanlış yaptım dediğini de hatırlıyorum.. Israrı çözemiyorum..

İkinci yarı değişikliklerden sonra daha doğru oyuncular ile oyunu nasıl domine ettiğimiz açık.. Burada ise yaratıcılık anlamında eksik kaldık.. İşte iki takımın kenar oyuncularını harmanlarsak doğruyu ve kompakt oyunu buluruz.. Böyle olmalı kurgu..

Oyuncu bazında bakarsak Kuyt çok pas hatası yaptı.. Normaldir.. Oyuncuları daha tanımıyor.. Öğrenecek.. Fizik olarak eksik.. Bu da büyük etken ama bunlara rağmen çok girişken, çok çalışkan.. Hoşuma gitti.. Misal Sow hiç girişken değildi.. Hasan Ali’yi beğendim.. Fena değildi.. Serdar da bence iyi bir oyun oynadı.. Öne itti, iyi bastı, topları da isabetli çıkardı.. Bravo.. Bekir genel olarak bildiğimiz Bekir.. İyi maç çıkardı ama gereksiz faul hastalığı golü yedirdi diyebiliriz.. Topal ise yukarıda bahsettiğim durumlara binayen göbekte çok sıkıntı çekti.. Kurgu ile beraber çok daha iyi olacak.. Ayrıca bu takım sabah bir saat on beş dakika idman yaptı.. Önemli ayrıntılar..

Kaptan bildiğimiz gibi ; Muhteşem.. Harika bir frikik yaptı.. Bunun dışında oyun içindeki sürekli kendini göstermesi, yaptığı klas hareketler ile bu sene yine döktüreceğini gösterdi.. Gökhan ise bu kadar fiziksel zor bir zamanda inanılmaz işler yaptı.. Bindirdi de bindirdi.. Muhteşemdi.. Çok beğendim..

Gençlerden ise Salih beklediğim gibi.. Çok anlattım, çok izah ettim.. Görebildiniz sanırım.. Yetenekli olmak birşey ancak özgüven inanılmaz.. Ayrıca bütün topları topladı, çok klastı, öne saha görüşünün muazzamlığının yanında pas kalitesini ve oyun zekasını gösterdi.. İki üç defa sağlam daldı çıktı topla karışık, işte bunu çok seviyorum.. Korkusuz.. Bravo çocuk..

Recep ise çok hareketli, topu hep aradı çok iyi ancak yetenek açısında çok meziyetli olmasına rağmen çok kullanmadı.. Daha çok denemeli.. Salih ile aralarındaki fark bu.. Onları darmadağın edecek kalitesi var, yeteneği var.. Korkma Recep.. Hata da yapacaksın.. Önemli değil.. Herkes senin yeteneğinin farkında.. Haydi..

Genel olarak olumlu bir hazırlık maçı oldu.. Eksikleri ve iyi durumları yukarıda yazdım, temennim o yönde ki teknik ekibimiz de görecektir.. Zaten bu maçların nedeni de bunlar..

Sakatlıktan uzak, yukarıya çıkarak devam etmemiz dileklerimle..

Saygılar..

 

 

 

Read Full Post »

Older Posts »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 63 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: