Bilindiği üzere iddianamenin 115. Sahifesinde aynen;
“İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 23.09.2011 tarihli araştırma raporunda (Kl:68, Dizi:346-430 arası);
28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında (Aziz Yıldırım liderliğindeki haksız ekonomik çıkar sağlamak amaçlı suç örgütünün şike ve teşvik pirimi faaliyetlerini çok yoğun bir şekilde yürüttüğü dönem.)
İlhan Yüksel Ekşioğlu’na kulüp kasasından yapılan ödemeler;
Yevmiye No Tarih Tediye Fişi Nosu Miktar (TL)
2356 28.02.2011 2357 404.500
3162 15.03.2011 3164 35.000
3336 18.03.2011 3338 159.110
6657 23.05.2011 6671 401.750
7761 08.06.2011 7777 636.400
4723 08.04.2011 4731 307.400
5229 19.04.2011 5239 50.000
6407 11.05.2011 6421 65.700
6408 11.05.2011 6422 35.950
6415 11.05.2011 6429 106.500
6419 11.05.2011 6433 14.500
Şeklinde belirtilmiş,
Araştırma raporunda; 28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında İlhan Ekşioğlu’na toplamda 2.216.810 TL ödeme yapıldığı, klüp kasasından yapılan ödemelerin gerekçesinde; bu kişiyle kulüp arasında borç-alacak ilişkisi kurulup kendi parasını kulübe verip tekrar geri alma şeklinde para giriş çıkışı yapıldığı, dolayısıyla kulüp kasasından bu şahsa yapılan ödemelerin takibinin kişisel bilgi olduğu ve kulüp muhasebesinde detay bilgisinin yer almadığı belirtilmiş, şike eylemindeki diğer deliller ile örtüştüğü görünen para ödemelerine ait bilgiler ilgili eylemler altında ele alınmış, şike eylemlerinde şahısların parayı aldıkları tarih ile kasadan para çıkışının gözüktüğü tarihin aynı olmama ihtimalinin bulunduğu, çıkan paranın bu kayıtlara tam alındığı gün değil, ileri bir tarihte kayıt edilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.”
Denilmektedir.
Bu ifade ve hesaplar kasıtlı olarak çarpıtılmasının yanısıra tümüyle hatalıdır. (28.02.2011-11.05.2011 dönemi denilmesine rağmen 08.06.2011 tarihli meblağın muhtemelen hesabı şişirmek amaçlı ilave edilmesini saymıyorum bile)
1-) Öncelikle ödemelerin içine dahil edilen dört ayrı kalemde ve toplamda 222.650.-TL olarak görülen 11.05.2011 tarihli hesap hareketleri ödeme değil tahsilattır. (Ek Klasör 68)
2-) Anılan tahsilatların ise, atıf yapılan İç İşleri Bakanlığı raporunda ve iddianamenin Sivasspor-Fenerbahçe maçında şike yapılması iddialarında, Fenerium’dan Kulübe aktarıldığı belirtilmekte birlikte bu da tespitte tamamen hatalıdır. Çünkü bunlar kulübün direkt kombine bilet geliri olup tanzim edilen faturalardan ve kulübün dernek alındı makbuzlarından da görüleceği üzere Fenerium’dan aktarma falan sözkonusu değildir ve kulübün pos cihazıyla yapılan satışlar mahsup fişiyle kulüp hesabına alınmıştır..
3-) Dolayısıyla bu tahsilatların İlhan Ekşioğlu’na yapılan ödemeler ile uzaktan yakından bir alakası bulunmamaktadır.
4-) Yani tahsilatları tediye diye hesaplayan ve bunları İ.Ekşioğlu’na maleden Sayın Savcı Beyimizin maksatlı olmadığı düşünülse bile en hafifinden muhasebeyle uzaktan yakından bir ilgisi ve bilgisi olmadığı halde farazi para hesabı yapmak suretiyle iddiada bulunduğu ortaya çıkmaktadır.
5-) Devamla, Sayın Savcımız İlhan Ekşioğlu’na yapılan ödemlerin gerekçesini, “bu kişiyle kulüp arasında borç-alacak ilişkisi kurulup kendi parasını kulübe verip tekrar geri alma şeklinde para giriş çıkışı yapıldığı, dolayısıyla kulüp kasasından bu şahsa yapılan ödemelerin takibinin kişisel bilgi olduğu ve kulüp muhasebesinde detay bilgisinin yer almadığı belirtilmiş” olarak açıklamaktadır. (görüleceği üzere bilgi yeralmadığı ifadesi gizli paralar havası vermek için iddianamede bold’lanmıştır)
İddianamede yeralan bu ifade atıf yapılan ve iki adet denetçi tarafından düzenlenen İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 23.09.2011 tarihli araştırma raporundan aynen alınmıştır.
Ancak, hem bu rapor hem de iddianamede kullanılan ifadeler tümden yanlıştır. (bu arada 3 ay önce savcı klübün hesaplarını dernekler masasına denetletti 800 bin açık buldu manşeti atan medyamıza da en içten saygılarımı sunuyorum! )
Zira bahse konu rapor hazırlanırken 14.09.2011 tarihli yazılarıyla denetçilere bilgi veren Fenerbahçe Spor Kulübü muavin ve yevmiye kayıtlarının yanı sıra tediye fişlerini de yollamıştır. (Ek Klasör 68, sf.18-89 arası)
Bakıldığında İlhan Ekşioğlu’na yapılan ödemelere ilişkin makbuz ve tediye fişlerinde açıkça belirtildiği üzere ödemelerin bir bölümü “Amatör Şube Gideri” olarak yapılmıştır.
Yani raporda ve iddianamede geçen detay bilgisinin yeralmadığı hususu tamamen gerçek dışıdır. (Bkz.Sf..19)
6-) Nitekim aşağıya çıkarılan 28.02.2011-08.06.2011 dönemi ödemelerinden görüleceği üzere İlhan Ekşioğlu’nun Cari Hesabına Mahsuben Kulüpten aldığı tutar toplamı neticede iddia edilenin aksine 2.216.810.-TL değil sadece 489.500.-TL’dir.
Yevmiye No Tarih Tediye Fişi Nosu Miktar (TL) Nevi
2356 28.02.2011 2357 404.500 cari hesap
5229 19.04.2011 5239 50.000 cari hesap
3162 15.03.2011 3164 35.000 cari hesap
3336 18.03.2011 3338 159.110 amatör şb.gideri
4723 08.04.2011 4731 307.400 amatör şb.gideri
6657 23.05.2011 6671 401.750 amatör şb.gideri
7761 08.06.2011 7777 636.400 amatör şb.gideri
7-) Ayrıca Savcı Beyin Muhasebe konusunda çok zayıf olduğunu;
“şike eylemindeki diğer deliller ile örtüştüğü görünen para ödemelerine ait bilgiler ilgili eylemler altında ele alınmış, şike eylemlerinde şahısların parayı aldıkları tarih ile kasadan para çıkışının gözüktüğü tarihin aynı olmama ihtimalinin bulunduğu, çıkan paranın bu kayıtlara tam alındığı gün değil, ileri bir tarihte kayıt edilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.”
Şeklindeki ifadesinden anlayabilmek mümkündür.
Zira bu dediği ileri kayıt konusu mahsup fişlerinde sözkonusu olabilecekken tahsil tediye işlemlerinde yani kasa muamelelerinde bunun uygulama imkanı bulunmamaktadır. Kaldıki kombine bilet gelirinin 08-09.05.2011 tarihlerinde POS. cihazlarından geçirildiği ve 10.05.2011 tarihinde faturasının kesilerek 11.05.2011 tarihli mahsup fişleriyle hesaba alındığı ile İlhan Ekşioğlu’na yapılan ödeme makbuzlarıyla tediye fişi tarihlerinin de uyumlu olduğu apaçık ortadadır.
8 -) Diğer taraftan, İddianamede Sivasspor-Fenerbahçe maçında şike yapıldığına ilişkin olarak yapılan “11.05.2011 günü Fenerium adlı şirketten Fenerbahçe SK hesabına toplam222.650 TL ödeme kombine bilet geliri aktarıldığı tespit edilmiş, telefon görüşmelerinde şike amaçlı kullanmak üzere Aziz Yıldırım’ın talimatı ile Fenerium şirketinden Fenerbehçe SK’ne 400.000 TL aktarılması konusu ile ilgili olarak para havalesinin tarih olarak örtüştüğü ancak para miktarının 400.000 TL değil, 222.650 TL olduğu anlaşılmıştır.”
İfadesi yeralmakla birlikte, bu iddiada kökten mesnedsizdir.
Çünkü bahse konu 222.650.-TL’lik meblağ yukarıda açıklandığı üzere Fenerium’dan aktarılmamıştır.Kaldı ki aktarılmış olsa dahi bir anlam ifade etmeyecektir.
Zira, 11.05.2011 tarihinde Başkan ile Mecnun Odyakmaz’ın görüşmüş olmaları ve Başkanın o gün rutin para aktarımı görüşmesi yapması ve de o gün diğer günlerden farksız bir şekilde kulübün tahsilat yapması Savcı Beyin bir türlü tespit edemediği şikeyi süsleme ve konuya yabancı olanların kafalarında soru işareti oluşturmak suretiyle vicdani kanaatte yara açma çabasında öteye gidemez.
Yoksa Ülkenin Spor Bakanlığının Bütcesinin 322 Milyon olduğu bir yerde aslında bir bakıma o Bakanlığın bir ünitesi olan Fenerbahçe Spor Kulübünün bütçesi iddianameye göre 367 Milyon TL iken, Borsaya açık ve Asırlık bir Kulüp iken yani her gün onlarca belki yüzlerce yere ödeme yapar ve tahsilatta bulunur durumda iken, koskoca bir şirketi kenar mahalle kumarhanelerinde kasa başında bekleyen parsacılar gibi “hıh işte para da geldi alıp hemen şike yapayım” mantalitesinde düşünmek hayal gücüyle bile açıklanabilecek bir husus değildir.
Bu durumda hiçbir yöneticinin hiçbir başka takım yöneticiyle veya menajerle görüşmesi imkansızdır.E her gün bir sürü para geliyor, bi de para geliyor mu? diye sorup görüşme yaptın mı eyvah ki eyvah! (valla Ömer Abi haklı fenerlilerin cepte parayla dolaşmaması lazım!)
İddianamedeki delilsizliklerin mantık hatalarının yanı sıra yetersizliklere en önemli örnekte budur aslında, asıl olarak gelen değil giden paranın aranması gerekir düzeltiyorum tespiti gerekir, kasa açığını buldum demek gerekir.Gelen paralardan şike tespiti yapmaya çalışmak ise tam manasıyla “bağcıyı dövmektir”!
Bu en temel şeydir kasa açığı! eğer paranın klüpten çıktığını ve teslim edildiğini belgeleyip ispatlayamıyorsan iddian baştan çöker bu kadar basit, ki zaten anlaşmayı yapan futbolcu yok, yöneticinin teklifi yok, parayı veren yönetici yok, parayı alan futbolcu yok, parayı getirip götürdüğünü kabul eden yok, saha içinde bir yamuk yok, ifadesi bile alınmayan Abdullah Avcı’nın tapesi kadar açık tape zaten yok!
Hem Kulübün defterleri kitapları orada duruyor işte o aradığınız 400’de orada kuzu gibi duruyor, sen onu boşver! denetletmişsinde belgesiz bir harcama var mı ? eğer bir iddian varsa önce onu diyeceksin, açık var mı açık? Gassaray’da olduğu gibi!. eski açık değil baya kasa açık işte! yani delil açık! iş faili bulmaya kalıyor bir tek!
Bir de ibraname makbuz yerine geçiyor deyip milleti uyutmaya çalışıyorlar mı? O mütalayı veren prof. kendi şahsi ödemelerinde makbuz yerine ibraname mi alıyor acaba? parayı vermediğin sözleşmeye göre eksik verdiğin için ibraname alıyorsun zaten Canım benim! adama parayı tam verseniz imzalı makbuzunuzu zaten alırsınız daha niye ibraname alasınız ki? ha adam alacağından vazgeçtiyse işte o zaman ibraname olur! amma velakin yine açık var bu parayı ibraname veren almadıysa kim aldı peki? onda bunda şunda helvacının kızında!
Siz gün kurusunu bilirmisiniz hani şu Malatya’nın olanı tabi canım!
Not : Çalışması için sevgili Cem Serter’e teşekkürlerimizi sunuyoruz..

Çok sağlam bi çalışma emeğinize yüreğinize sağlık