• Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Juan Roman Riquelme
  • İletişim

Sadece Futbol..

Kötü Oynarsın Ama Kötü Koşamazsın..

Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar
« >Fazla Kurnazlık İyi Değil..
>Anket Sonucu.. »

>Futbolun Temel Hücum ve Savunma Prensipleri..

02 Kasım 2010 Geliştirici: riqquelme

>

Buradaki maç yazılarımı sürekli takip eden arkadaşlar ile twitter’da bazı durumları çok konuşuruz.. En çok konuştuğumuz husus ise orta saha hakkında oluyor.. Bazı tercihlerini çok eleştirdim hocanın, aslında buna oyun bilgisi anlamında eksiklik nedeni ile bazen soğuk bakanlar oluyor, bu yazıda bunlara değinmek istiyorum.. Temel hücum ve defans prensipleri anlamında..
Oyunun kalbi orta sahadır.. Hatta orta saha en önemlisi.. Geniş anlamda bakarsak omurga.. Yani oyunun merkezi.. Defans, orta saha ve forvet.. Öncelikle omurgayı sağlam tutmak lazım.. Hücum ve defans prensiplerini tam olarak uygulayabilmek, buraların sağlam olmasından geçer..
Bu sene yapılan transferler daha çok oyunun hücum yönünü oluşturdu.. Bu dönemi mükemmele yakın olarak geçirdiğimizi düşünüyorum ve son transferde aslında en can alıcı noktaya yapıldı Yobo ile.. Buna zaten şurada değinmiştim..
Genel anlamı ile oyuna bakarsak hem hücumda, hem defansta en önemli nokta orta saha.. Hem oyunu tutmak, hemde öne destek vermek anlamında önemli.. Galatasaray maçına baktığımızda oyunda üretkenlik yaratamama nedenimiz tamamen orta sahaya bağlı.. Oyunu hiç tutamadık zira oyunu tutmak için öncelikle orta sahaya sahip olmanız lazım.. İşte can alıcı soru, orta sahayı nasıl alırız ?
Öncelikle orada mücadele üst seviyede olmalı.. Burası ilk noktamız.. Bunu sağlamak içinde rakipten üstün olmamızın gerekliliği aşikar.. Örneklerle gidelim, daha anlaşılır olur ;
Galatasaray maçında rakibin göbeğinde Mustafa Sarp, Cana ve Ayhan oynadı.. Bunların sağında Elano, solunda ise Misimovic.. Bu isimler de çok açılmadılar ve biz orta sahada Emre ve Mehmet ile maça çıktık.. Sağ kanatta oynayan Dia, sol kanatta oynayan Stoch çok kenarıda kaldılar ve oyun stilleri orta sahaya destek verecek şekilde değil.. Önde Alex zaten hiçbir zaman o şekil bir oyuncu olmadı.. Bunları düşünürsek topu yapmaya çalıştığımızda ve rakip orta sahaya gömüldüğünde alan bulamadık.. Burada kanat oyuncularımız bireysel olarak muazzam oynarlar ise bir çıkış yolu olabilir ancak rakip buna izin vermedi kalabalık olduğu için.. Zaten oyuna bakarsak ta sadece Stoch’un birkaç defa solda bireysel yeteneği ile gelip kestiği toplar ve Niang’ın yine bireysel olarak alıp soldan girdiği pozisyon dışında etkinliğimiz yok.. Olamaz da.. Bu durumda Emre ile Mehmet oyunu öne doğru itemiyor zira oyunu tutamıyorsun.. Seken topların hepsini rakip takır takır alıyor.. Seken topları alamazsan baskıyı yaratamazsın ve topun sende daha fazla kalmasını sağlayamazsın.. Bu kadar açık bir durum..
Bursa maçında ise Cristian’ın orta sahaya yerleşmesi, Mehmet ve Emre’nin öne doğru baskıya çıkabilmesi kilit nokta.. Cristian çok etkili olmamasına rağmen oldu bu hemde.. Mehmet ve Emre önde rakibe rahat top şansı vermediği için bütün topları ya Cristian topladı (12 top kazanmış), ya da defansta eridi.. Verilen 3 tane pozisyonun hepsi Bilica’nın anlamsız topa çıkması nedeni ile oldu.. Boşalttığı yerlere Sercan girdi ve topu oraya iyi attılar.. Rakibi göbekten zorlamaya başlayınca mecburen kanada yönlendiler ancak burada da birşey yapamadılar zira tamamen bireysel yeteneklere kalmışlardı.. Roller değişti ilk örneğimize göre..

Bu örneklerden orta sahayı tutmanın oyuna ne derece etkilediğini görmüş olduk.. Şimdi oyunun hücum defans anlamında prensipleri ve buna bağlı olarak temel anlamda neler yapmak gerektiğine geçelim..
Skor gereken bir maçta öncelikle yapmamız gereken topa saha çok sahip olmak.. Bunun içinde hücumun başlangıcı defans yapmaktan başlıyor.. Bu ne demek şimdi diyebilirsiniz.. Şöyle izah edeyim ;
Hep dediğim bir söz var, defans hücumdan, hücumda defanstan başlar.. Defansı hücumdan başlatmak ise öne baskı ile olur.. Önde baskı iyi yapabildiğiniz zaman çok büyük bir hücum silahıdır.. Hücum oyuncuları öncelikle bunu iyi yapacak.. Bunlara ek olarak takım halinde yapılması gereken bir olgu olduğu için orta sahanın da öne doğru yanaşması ve alanı daraltması şart.. Cristian mutlaka oynamalı derken asıl amacım bunlar işte.. Orta sahada Emre ile Mehmet ikili olarak kalırlarsa baskıya iyi gidemezler zira arkaya top geçerse direk defansın üstüne gidecek.. Bu çok tehlikeli olur.. Oyuncularda bunu bildiklerinden rahatça çıkamıyorlar.. Cristian’ın olduğu Bursa maçında ise bunu rahatça yaptık.. Hem önde bu baskı işini iyi yapamayan, kanatta tıkılan bir oyuncu değişerek takım daha dinamik oldu, hemde topu tutma ve sekenleri alma anlamında etkili oldu..
Tekrar ediyorum, bunlara istinaden futbolun en temel hücum prensibi önde baskı yani defansı önden başlatmaktır..

Defansif prensiplere gelince en büyük defansif kuvvet topa sahip olmaktır.. Bunun içinde defansı hücumdan başlatacağız.. Bu ne demek, haydi yine örnekle gidelim ;
Ben Kadıköy’deki Beşiktaş maçında çok ama çok çok kızdım.. İnanılmaz derecede.. Teknik Direktörlük anlamında bence Beşiktaş ve Galatasaray derbileri çok skandal tercihlerle dolu.. Bunlara yazılarımda değinmiştim.. Öncelikle bunu geniş alalım.. Beşiktaş maçındaki orta sahamızda göbekte Emre ile Selçuk oynadı.. İşlerini de çok iyi yaptılar.. Toplu oyunda Mehmet çok kötü olmasına rağmen diğer işini aslında çok iyi yaptı.. Öne iyi baskı yaptı ve orta sahanın kazanılmasını sağladı.. Zaten maça çok etkili başladık ve golü bulduk..
Oyunu da iyi tutmaya başladık.. Seken topları iyi alarak öne çok hızlı çıkışlar oldu ve gol pozisyonları yakaladık.. Devre sonuna kadar bu böyle gitti.. İkinci yarı daha kontrollü bir oyun oynadık ve aslında ben bunu pek tercih etmem.. Önde baskıyı bıraktık böylece.. Riskli baskıya gitmedik.. Halbuki stresli olan onlar, yahu sen neden canını sıkıyorsun.. ? İyi giden bir durum var ve bunu bozmak çok yanlış.. Oyunculara aman dikkatli oynayın dersen psikolojik olarak öne çıkmakta tereddüt ederler..
Geriye daha çok çekilmek oyuncuyu zihinsel olarak yorar.. Bu yorgunluk stres yaratır.. Sürekli topun rakipte olması çok daha dikkatli olmanız gerektiğinden dolayı.. Strese giren oyuncu hata yapmaya başlar.. Son dakikalarda Bilica ve Andre Santos arkaya kaçan Bobo’yu görmedi.. Bu dikkatin dağılmasından dolayı olan birşey.. Birde oyuncu karakterleri sağlam olmadığını düşünürsek bunun gelebileceği açık..
Burada ne yapmak gerekirdi, biz ne yaptık.. Rakip özellikle Bobo’nun girmesinden sonra oyunu daha önde tutmaya başladı.. Orayı iyi karıştırdılar Nobre ile beraber.. Bu baskı nedeni ile sol bekleri İsmail ve sağ bekte sonradan oyuna giren İbrahim Üzülmez bizim beklerimizin üstüne fıldır fıldır gitmeye başladılar.. Bunu nedeni şu, baskıyı yedikçe kanatlarımız ortaya doğru gömülmek zorunda kaldı..

Bizim yapmamız gereken topu önde daha çok tutmayı sağlamaktı.. Hoca burada çok yanlış bir değişiklik yaptı.. Ne demiştik, defans hücumdan başlar.. Hücumda etkili olamıyoruz zira Alex ve Dia çok etkisiz kaldılar.. Hoca ise sorunu yanlış yerde algıladı ve gidip Alex-Cristian değişikliği yaptı.. Bu zaten alanı iyice daraltan, beklerini sürekli yarı alanımıza sokan rakibin daha bir rahat gelmesini sağladı.. Sen oyunu tutamadıktan sonra gelirler kardeşim.. Sen ön tarafta oyunu tutmaya çalışmalısın.. Zaten gömülen orta sahada Selçuk ve Cristian ile daha da gömüldün.. Bunlar defansif süpürücüler.. Oyunun insiyatifini alabilecek oyuncular değil.. Halbuki orada Stoch’u alsa oyuna hem rakip üstüne defans adamlarını göndemeyecek, gönderse bile kaptığın toplarda bulduğundan daha fazla pozisyon yaratacaksın, en azından oyunun boyunu uzatarak baskıyı kırabileceksin.. Ama bunun tersini yaptı, oyunu daha da kabul etti..
Bu hatanın aynısını Galatasaray maçında Hagi yaptı ve dikkat ederseniz oyunun ikinci yarısı ve daha da fazla 60. dakikadan sonra sürekli rakip alandaydık.. Onlar hata yapması, tek fark bu..
Skoru tutmak istiyorsan öncelike topu oynamalı, topu kalenden uzakta tutmalısın.. Hepsi bu kadar basit..

Bu işleri dünyada en iyi uygulayan antrenör Jose Mourinho.. Adam hiç yanlış yapmıyor.. Bu prensipleri biliyor ve asıl önemlisi problemi çok iyi görüp müdahale edebiliyor.. Bunu her antrenör bilir ancak bilmek bir özellik değil, bunları görüp, değerlendirip çözümleme yapan en iyi antrenör oluyor..
Bilgilendirici bir yazı oldu.. Örnekleri daha önceki maçlardan da verebilirdim zira Y.Boys maçları, Paok maçları da bunlara örnek çok hareket oldu.. Ben daha anlaşılır olması için yakın maçlardan örnek vermek istedim..
Bu yazıyı olduğu kadar paylaşmanızı rica ediyorum.. Kaç kişiye ulaşırsa o kadar faydalı olur..
Saygılarımla..
  • Paylaş
  • Twitter
  • Email
  • Facebook
  • Print
  • Digg
  • LinkedIn
  • Reddit
  • StumbleUpon

Like this:

Beğen
Be the first to like this post.

Genel kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

6 Yanıt

  1. 02 Kasım 2010 12:10 Engin

    >Güzel yazı.Daha çok forvet adamıyla oynamanın, daha çok pozisyon bulacağın anlamına gelmediğini gösteriyor. Oysa piyasa daha çok forvetle oynayınca, hep daha farklı kazanacağını zanneden Fenerbahçe'lilerle dolu. Aynı kişiler şimdi de derbi kazanmayınca şampiyon olacağımızı zannediyor. :)


  2. 02 Kasım 2010 14:27 Riqquelme

    >@enginteşekkür ederim.. aynen dediğin gibi, çok forvet oyuncusu ile oynamak hücum oynamak değildir..oynayama çalışmak başka birşey, durum ve rakibe göre bunu yapabilmek çok başka birşey..


  3. 02 Kasım 2010 14:58 aspayze

    >Yazdıklarına harfiyen katılıyorum. Desteklemesi açısından bir kaç ilave yapacağım. 6S maçını alt maratondan izledim. Stoch ve Dia çizgiden hiç ayrılmadılar ve hep ileride kaldılar. Ortadaki ikilimiz ile pas alışverişi yapmadılar. Zaten dia bu pas alışverilerini yapacak tarzda bir oyuncu değil, ancak önü açıkken gidebilecek bir sprinter, hiç tekniği yok. Tekniği olmayan adam pas oyununu başarı ile oynayamaz. Stoch, Dia'ya nazaran pas oyununa çok daha uygun ama orta alanda kora kor oyunun içerisinde yer almayı sevmiyor, ileride kısa manevralarla oynamayı seviyor. Bursa maçında gördük oyunun akıcılığı top Stoch'a gelince kesildi. Kısaca orta saha kanatları gibi oynayamıyorlar. Her ikisinde defansif katkısızlıklarını ve takımın boyunu kısaltıp duran top etkimize verdikleri zararı belirtmeye gerek bile yok.Durum böyle olunca 4-2-4 benzeri tuhaf bir diziliş ortaya çıktı ve ortadaki ikili Alex'e yaklaşamadı. Alex'le, Emre ve Topuz'un arasında 20 metreden fazla mesafe oluştu ve burayı 3 6S'li adeta parselledi. Tabii hücum bölgesinde Alex'e top ulaşmayınca zaten Alex otomatikman kayboluyor. Bu adamın en büyük özelliği 3.bölgede topu aldığında müthiş kullanabilmesi. Bursa maçı bunun örnekleri ile dolu. Seninde çok güzel açıkladığın gibi orta alanı kaptırınca ortaya hükmeden bir oyun çıkarman mümkün değil.Kısaca diyeceğim o ki dia ve stoch varsa bizim pas oyunu oynama ve orta sahaya sahip olma ve dolayısıyla da oyuna hükmetme şansımız çok düşük. Hele zorluk derecesi yüksek maçlarda imkansız.Bu adamları kullanacaksak 4-3-3 bir zorunluluk gibi görünüyor. Bu durumda bence bizim en büyük silahımız olan Alex'ten vazgeçmemiz gerekir ki yapılabilecek en büyük enayiliktir bence. Yada bu oyuncuları alternatif olarak kullanıp kanatları Topuz veya Kazım ve Santos'tan oluşturmalıyız.


  4. 02 Kasım 2010 21:15 flankspeed

    >Kadronda stoch ve dia varsa 4-4-2 oynamak intahardır heleki kapanan ve alanı çok iyi daraltan takıma karsı…Madem 4-4-2 oynayacağız ozaman Sol bekde Santos sol Önde Caner Alexin yerinede Stoch-Dia ikilisnden biri Liberoda Emre-G.G sağönde mehmet sağbekde okanla oynamak çok daha mantıklı bence.4-3-3 dede Dia-Nian-Stoch üçlüsünün arkasında Emre-G.G-Mehmet oynamalı derim.Emre -Mehmeti gecen topları kademeye girebilme yeteneğiyle ve bitmeyen enerjisiyle G.G toplar ve bence bu işi Baroniden dahada iyi yapar.Gs maçında yapılması gereken Alex-Diayı oyundan alıp Baroni ve semihin oyuna girmesiydi.Baroni-Emre-Mehmet ortasahada olmalıydı Semih merkez forvet Niang forvetin solunda Stochda sagındaa yerlacakdı.


  5. 03 Kasım 2010 09:11 Kemal

    >Kimse sana eleştiri nedeni ile soğuk bakmaz. Muhtemelen alkollüyken ettiğin hakaretler nedeni ile bakabilir ama.


  6. 03 Kasım 2010 09:20 Riqquelme

    >@kemalbu da bir eleştiridir, teşekkür ederim.. pek te haksız değilsin hani.. aslında anlık yorum yapmamam lazım..ben çabuk sinirlenebilen biriyim ve bazen kantarın topuzunun kaçtığı anlar oluyor.. zaten bunu yazmıştım bir kaç hafta önce..diğer yorumlar için de teşekkürler.. takım o kadar seçenekleri barındıyor ki değişik fikirler ve ya daha değişik durumları da konuşabiliriz tabi.. bunun nedeni tamamen kadro zenginliği.. işte bu yüzden aslında ben daha çok kızıyorum.. Fenerbahçe futbol tarihinde bu kadar alternatifleri yüksek ve kaliteli bir kadro oluşmamıştı..tabii ki sakatlıklar da çok sorun oldu, bunu atlamamak lazım.. ancak yine de bazı durumları terse çevirecek alternatifler ve çözümler duruyordu ve daha çok eleştirdiğim konu bu yazıda belirttiğim üzere..saygılar..



Yorumlar Kapalı

  • Bizi Takip Edin

  • Riqfutbol Facebook

  • Şampiyon Olmak Mümkün, Fenerbahçe Olmak İmkansızdır !

  • Son Yazılar

    • Drogba’ya teşekkürlerimizle..
    • Fenerbahçe ve Ön Eleme yolu..
    • İnce İnce……
    • Bir Garip Hikaye
    • La Liga’ nin Direnişi
  • Saygı

  • Beyfendi

  • Popüler Yazılar

    • Juventus Olayının Perde Arkası..
    • Ay mı Şahit, Hanım mı Şahit ?!
    • Dionysos Cemaati, Vicdani Kanaat, Vicdani Kanaatin Tarihçesi
    • 2011/2012 Milan Formasi
    • Doğru Diziliş, Doğru Formül..
    • Fenerbahçe ve Ön Eleme yolu..
    • Drogba'ya teşekkürlerimizle..
    • Fenerbahçe 2011-2012
    • >Futbolun Temel Hücum ve Savunma Prensipleri..
    • Kadife devrim..
  • Kategori Bulutu

    Aykut Kocaman Beykan Şimşek Derbi Fenerbahçe Fenerbahçe Altyapı Fenerbahçe Beşiktaş Fenerbahçe Bursaspor Fenerbahçe Eskişehir Fenerbahçe Galatasaray Fenerbahçe Gaziantep Fenerbahçe Hazırlık Maçı Fenerbahçe Kayseri Fenerbahçe Taraftarı Futbol Analiz Futbol nostalji Genel Hüseyin Göçek Konyaspor Kulüpler Birliği maç analizi Maç Önü yazısı Milli takım Sadri Şener Soruşturma Spor Toto Süper Lig TFF Trabzonspor Transfer UEFA Zeki önder özen
  • Blog' abone olun ve tüm yeni yazılar mail adresinize gelsin.

    Join 42 other followers

  • Teşkilat

    • riqquelme
      • İnce İnce……
    • centrocampista94
      • Drogba’ya teşekkürlerimizle..
    • stone1907
      • La Liga’ nin Direnişi
    • e1907h
      • Almanya Ligin de son kozlar oynaniyor
    • Kemal Yılmaz
      • Bir Garip Hikaye
    • alibarcin
      • No posts
  • Arşiv

    • Mayıs 2012 (5)
    • Nisan 2012 (5)
    • Mart 2012 (13)
    • Şubat 2012 (20)
    • Ocak 2012 (19)
    • Aralık 2011 (9)
    • Kasım 2011 (16)
    • Ekim 2011 (12)
    • Eylül 2011 (17)
    • Ağustos 2011 (23)
    • Temmuz 2011 (2)
    • Haziran 2011 (24)
    • Mayıs 2011 (27)
    • Nisan 2011 (73)
    • Mart 2011 (69)
    • Şubat 2011 (30)
    • Ocak 2011 (7)
    • Aralık 2010 (20)
    • Kasım 2010 (13)
    • Ekim 2010 (20)
    • Eylül 2010 (30)
    • Ağustos 2010 (40)
  • Bağlantılar

    • Alper Öcal
    • Chemedya
    • Futbol Sadece Futbol Değildir
    • Hep Destek Tam Destek
    • Markonun Yeri
    • Sekoloji
    • Sıradan Bir Blog
    • Yerden Şut…..
  •  

    Kasım 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eki   Ara »
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    2930  

WordPress.com'dan blog alın.

Tema MistyLook, Sadish tarafından yapılmıştır.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 42 other followers

Powered by WordPress.com
loading Vazgeç
Post was not sent - check your email addresses!
Email check failed, please try again
Sorry, your blog cannot share posts by email.